Koca Yarraklı Kayın Pederim İkinci Kocam Oldu

Koca Yarraklı Kayın Pederim İkinci Kocam Oldu

Bu hikayeyi canlı canlı dinleyerek telefonda boşalmak istersen
Hemen Ara: 00322 588 96 86

Merhaba porno hikayeleri sitesi takipçileri hepinize selamlar. Uzun zamandır bu sitede sex hikaye okuyorum. Bu sitede yayınlanan seks hikayelerini okurken kaç kez orgazm olduğumu artık saymayı bıraktım. Benimde kendime özel bir seks hayatım var. Ve son zamanlarda sex hayatıma kayın pederimi de aldım. 🙂 O nasıl bir iştir demeyin sakın; zira kocamdan yana çok memnunum ama kayın pederimdeki yarrağın tadı bambaşka. Hem yabancıya değil kocamın babasına veriyorum. Neyse lafı çok dolandırmadan hikayeme geçeyim.

Kocamla babası arasında tam yirmi yaş fark var. Kocam şu an otuzbeş yaşında.., kayınbabam da ellibeş. Ellibeş ama, bastı mı toprağı titreten türden. Kocamla sevişerek, anlaşarak evlendik. Evlendiğimizden bugüne kadar, yani, kocam işi gereği Amerika’ya gidene kadar, hemen hemen her gün seks yaptık, boş geçirdiğimiz bir günümüz bile olmadı diyebilirim. Öyle ki, benim kanamalı aybaşı günlerimde bile seviştik,sex yaptık. Çok kadın her halde, ya ağrıdan sancıdan, ya alışkanlıktan.., ya da kocası istemediği, iğrendiği için, aybaşı hali geçene kadar seks yapmaz. Kocam, hele o halimle, benimle seks yapmaya bayılır, ben de ağrım sızım olmadığından, sanki genç kızmışım da, ilk kez sevişiyormuşum gibi, sulu sulu , kanlı kanlı sevişmeye, birleşmeye bayılırım.

Yasaksız seks yaparız kocamla. Sınırları ortadan kaldırdık tamamen. O da, ben de her türlü seksi denedik, yaptık. 69 yapmaktan tutun da, anal seks ile olan birleşmeden çıkın. Bir tek yapmadığımız, grup sekstir. İstemedik, ihtiyaç ta duymadık. Önce, bir kaç hafta için planlanan iş seyahati, yirmi dört , ardından otuz altı aya çıkınca.., yani bir buçuk yıllık bir süreye çıkınca, vizeydi, oradaki şartlardı şuydu buydu derken, ben, sen yalnız git gel dedim kocama, ben başımın çaresine bakarım, beni merak etme diyerek, hiç değilse onun gözü arkada kalmadan gitmesini istedim. Kocam, giderim ama, ben yokken, babamla birlikte kalırsan dedi. Kayınbabam yalnız yaşar. Eşi, genç yaşta adı kötü hastalıktan öldükten sonra evlenmedi. Her türlü işini kendi halleder. Emlâkçidir. Bir bürosu var, sekreter falan kullanmaz, müşterileriyle bire bir ilgilenir, bayağı da iyi iş yapar, iyi kazanır. Tamam da, sordun mu, ister mi bakalım dediğimde kocama, konuştum dedi; severek, memnuniyetle seninle birlikte olmayı kabullendi.., “ne zaman isterse gelsin, bu ev, onun da evi” dedi diyerek , sevgili eşim bana bir çeşit emrivaki yapmış oldu.

Kayınbabamla beraber kocamı uğurladığımızda, hava alanından dönerken, benim güzel gelinim yeni evine ne zaman gelmek ister diyerek beni bir parça rahatlatdı. Babacığım, istersen, kabul edersen ben biraz evimde yalnız kalayım, başımı dinleyeyim , sonra konuşur kararlaştırırız dedim. Hay hay benim güzel gelinim, sen nasıl istersen öyle olsun, al bakalım şunlar yeni evinin anahtarları, senin için bir takım yaptırdım, ne zaman istersen, sormadan, çekinmeden elini kolunu sallaya sallaya evine gelebilirsin, ev senin diyerek beni o gün kendi evime bıraktı gitti. O güne kadar kayınbabamla pek sıkı fıkı bir birlikteliğimiz, beraberliğimiz olmamıştı hiç.Gelip gitmelerimiz rutin ziyaretler, zorunlu uğramalar, telefonla hal hatır sormalardan ibaretti. Arada duyardım, daha çok ta müşterilerinden, prensip sahibi, sözünü sakınmaz-sözünün eri, güvenilir biri olduğunu söylerlerdi. İçtimi de bayağı içermiş, rakı şarap fark etmezmiş, kolay kolay sarhoş olmazmış..vs. v.s. Bunlardan dolayı da her halde, pek semtine uğramak istemezdim doğrusu, ne bileyim, bir çekincem vardı, çekinirdim.

Üçüncü gündü yalnız kalışımın, kocam aradı, nerede ve nasıl olduğumu sordu.Ben de olduğu gibi anlattım. Hemen bugün babamın yanına taşınıyorsun, yoksa ben taa Amerika’dan atlayıp, işi gücü terk edip, geliyorum dedi. Büyük olasılıkla benim rahat durmayacağımı, duramayacağımı, bir şekilde ne yapıp yapıp onu aldatacağımı boynuzlayacağımı sanıyordu her halde! Valla, aslında, yanılmıyor da değildi. Sen tut, on yıldır sürekli her gün seks yap, bir anda dur-bitir-bekle. Öncü Kıpırtılarım neredeyse depreme dönüşmek üzereydi. Üç gündür kaç kez kendimle oynayıp masturbasyon yaptım bilmiyorum ensest hikayeler. Tamam dedim, yarın taşınıyorum babamın yanına. Bunu söylerken, farkında olmadan, kuzuyu kurda teslim ediyorsun benim sevgili kocacığım diye de aklımdan geçirmedim değil..! Çünkü bir de, kayınbabamın bir değil bir kaç tane sevgilisi veya hanım arkadaşı olduğu, her hafta sonu birlikte oldukları dedikodu olarak benim bile kulağıma geldiğine göre, ateş olmayan yerden duman çıkmaz misali, hadi bakalım hayırlısı olsun diyerek babamı aradım.

Yarın uygun mu, gelebilir miyim dediğimde, ne demek güzel gelinim, niye yarını bekliyorsun, beni bekle, bir iki müşterim var, gelip seni alırım, bohçanı yanına almayı unutma, kaçırmaya geliyorum seni ona göre , şöyle boğazda güzel bir hoş geldin partisi yapalım, tamam mı dedi. Tamam dedim, kadınca ilk titreşimimi bütün vücudumda duyumsadım. Kayınbabamın mesajını, sinyalini beynimden önce, bedenim algıladı, reaksiyon verdi. Vücudum bedenim babamı istiyordu. Bunun nedeni ne olursa olsun, bu böyle idi. Dışarıda yiyecektik, ona göre, akşama uygun, biraz göğüs dekolteli frapan bir giysi ayarladım. Orospuluk ruhumun kabardığını, babama güzel hem de çekici görünmek istediğimi fark ettim. Üç günlük koca yokluğu bana neler yaptırıyordu böyle..!?

Şu bohçanı bagaja koyalım, felekten bir gün çalalım bakalım bu akşam, var mı özel olarak istediğin bir yer yoksa takılır mısın bana, dediğinde, sen nasıl istersen öyle olsun babacığım diyerek ön koltuğa rahat ve de doğal frikikli şekilde kuruldum, emniyet kemerimi göğüslerimi daha da meydana çıkaracak şekilde ayarlayıp taktım. Babam şöyle bir süzüp, görmeyeli sen daha da güzelleşmişsin güzelim, herkesin gözü sende olacak bu akşam diyerek bana ilk iltifatını yapmış oldu.

Şimdi adını yazmayayım, reklam olur.., boğazda eskiden tarihi bir yer olan mekânı harika bir beş yıldızlı otele çevirmişler, ne ararsan var, yok yok. Masamıza oturduğumuzda, klubün programında neler olduğunu öğrendiğimde bayağı bir şaşırdım. İstanbul’un ve Türkiye’nin kalbur üstü bir çok ses ve de gösteri sanatçıları oradaydı. Hem bir disco havası hem bir konser salonu ciddiyetiyle memnuniyetimi babama bildirdim ve de teşekkür ettim. Dur bakalım dedi, daha bir şey görmedin, şimdi şöyle güzel bir kaliteli kırmızı şarapla açılışımızı yapalım, ilerleyen saatlerde biz de duruma havaya uygun ilerleriz, tamam mı benim çok güzel gelinim, şu anda sen buranın bence en güzelisin, şeref misafirisin diyerek iltifatını bir kez daha tekrarladı. Nefis bir müzik, harika bir deniz manzarası, miktarları ve seçimi tam dozunda mezelerle zamanın nasıl geçtiğinin farkında olamayarak, bir iç anonsla herkesi piste dansa davet ettiler. Neden niye diye soramadan kendimi babamın kollarında pistte, yer yokmuş ta, ileri geri güya salınırmış gibi yaparak, olduğumuz yerde birbirimize yapışmış halde dans ederken buldum. Artık dans mı ediyorduk vücutlarımızı birbirine mi kaynaştırıyorduk meçhul. Ama, babam kurt, nefesi kulaklarımda, ensemde, benim güzel ama gerçekten çok güzel gelinim diye başlayarak, bak dedi, sus dinle; seni çok ama çok istiyorum, arzuluyorum.

Sana belki ilk nazarda saçma, hatta ayıp, belki de ahlaksız bir teklif gibi gelebilir. Sen de en az benim kadar açsın. İstiyorsun. Bu ne ayıp ne utanılacak bir şey. Oğlan bana ilk teklif ettiğinde, hemen o anda “ben yokken başkalarıyla ihtiyacını seksini şunu bunu karşılayacağına, olursa, isterse, yaparsa, babamla yapsın daha iyi..” gibi bir düşüncesi olduğu zehabına kapıldım. Yanlış doğru bilemem ama, sonunda sen bir rahibe değilsin. Ben de öyle eli ayağı tutmaz, düşkün hastalıklı biri değilim çok şükür. Bu ateşle barutun yan yana duramaması gibi, çölde susuz kalmışın vahada su içmemesi gibi bir şey. Bak, görüyorsun, bizimkiler bizden önce anlaştılar.., yapıştılar, ayrılmak istemiyorlar birbirlerinden. Gerçekten de, babam bunları söyler anlatırken, ben, daha da bir azıp, ön tarafımı babamın önüne alabildiğince bastırmaya, sanki bir keser sapı gibi sert ve de kalınca olduğunu hissettiren şeye doğru şuursuzca kadınlık organımı bastırdığıma, ellerimle de babamı sarıp iyice kendime doğru çektiğime inanamıyordum. Orada, o anda, hiç bir şey yapmadan her şeyi yapıyorduk. Kafamı kaldırdım, gözlerimizle ve de zaten bedenlerimizle anlaşmıştık, bir güzel öpüştük. Baktım, yalnız bir biz değiliz öpüşen. Çoğu dans edenler sanki yiyişiyorlar, emişiyorlar birbirleriyle. Bu beni daha azdırdı.

Babam benim dedim. Babası kızını istiyor, gelinini kendine alacak bu akşam, hemen aşağıda odamız hazır, hadi, gidiyoruz, diyerek, masayı falan olduğu gibi bıraktık, odamıza indik. Her şey yıldırım hızında oldu. Ben ne nazlandım, ne mırın kırın ettim. Zaten istediğimdi, oldu. İşte dedi babam, benim sevdiğim istediğim kadın böyle olur. Ne istediğini bilir, istediğini yapar. Harikasın canım benim derken biz de başladık birbirimizle yiyişmeye emişmeye. Daha ayaktayken sularımın bacaklarımdan süzüldüğünü fark ettim. Çırıl çıplak soyunup kendimizi yatağa attığımızda,ben babamın üstündeydim, dilleşmelerimize yatakta devam ettik. Bu arada kasıklarımın arasındaki at başı gidip gidip geliyordu. Heyecanla, ürpertiyle yatağa yatarken fark edememiştim, bakmamıştım. Babacığım o ne demişim. Güzelim, yeni oyuncağın, arkadaşın. Tanışmak,oynaşmak zamanın geldi. Dön bakayım şöyle bir deyip, amım olduğu gibi ağzına gelecek şekilde çevirdi beni. Elbet o haşmetli malafatı da benim gözlerimin ağzımın dudaklarımın önündeydi. Kocamın siki taş çatlasa on üç, bilemedin on beş santim ya vardı ya yoktu,ama, benim için hiç sorun değildi. Babamınki bayağı kalın, bileğim, yanında ince kalıyordu, bir de kocamınkinden daha uzundu. Su içinde bir yirmi santimi rahat vardı. Hele, hep merak ettiğim o zenci yarakları gibi çok koyu esmer rengi yok mu, ben tamam, daha o haşmetliyi öyle görünce , amım babamın ağzında, zangır zangır titreye titreye sularım gelmeye başladı gene.

Sen ne güzel kadınmışsın böyle, benim güzel kızım gelinim, canım.., derken şapur şupur benim sularımı içiyordu resmen.Babam benim dedim, ye,iç,em..,somur onları, hepsi senin. Tekrar çevirdi beni, gel bakalım, kendin ayarlarını yap, bak, yağların ve de kremlerin de burada, nasıl nerenden istiyorsan bir merhaba de, tanış bakalım dedi. Ben gene babamın üstünde, başını zor kavrayabildiğim o haşmetliyi amımın girişine ayarlayarak binmeye, bastırmaya başladım. Şapkası flopp diye girdiğinde, ister istemez aahh la ııhhh karışımı bir nida çıktı ağzımdan.Önce, nefesim kesiliyor sandım, bilincim dışında, iki cambaz işlerini zaten kendileri halletmeye başladılar. Milim milim, derken bir kaydıraktan kayar gibi, hepsini içime alıp, kökünün sapını fark ettiğimde, ben hiç sikilmemişim bu güne kadar demek ki diye içimden geçirdiğimi hatırlıyorum. O filimlerde gördüğüm, iki yarağı birden amına götüne alan kadınların kendilerinden geçmiş, afyon yutmuş gibi hallerinin yapmacık olmadığını, gerçek bir haz ve orgazm yaşadıklarını anladım. Babam, içimde yarağını şöyle bir kanırtıp, kendisini sıkıp gevşetip titrettirince.., ben

Uçmalardaydım gene. Artık, kaçıncı orgazmımı yaşıyordum bilemem.Daha henüz babam içimde gel gitlere başlamamıştı. Ben yaşadığım o haz ve sarhoşlukla kaydırağımdan çıkıp çıkıp inmeye başladım. Ta başına şapkasına kadar dışarı çıkartıp, amımın içini, her girişinde dağlayarak, yalayarak, duvarlarını kanırta kanırta köküne kadar alıyordum. Canım kızım benim, sen tam benliksin sex hikayeleri. Bundan böyle bu evin de bu yarağın da sahibesi sensin. çok kadın bunun tamamını alamadı yavrum benim. Gel, bir de, pilavımızın tadına bakalım, kara kutun da hoşafın kadar tatlıdır eminim, sakın alamam deme, bu gün sen benim özel götveren karım olacaksın, var mısın dediğinde, nasıl olmam babacığım, amım götüm her birşeyim senin artık. Nasıl nereden ne zaman istersen emrine amadeyiz dedim. Sen mi ayarlarsın gene yoksa ben mi direksiyona geçeyim güzelim dedi. Babam benim dedim, nasıl istiyorsan, arzuluyorsan öyle yap, sik geçir gelinine dedim. Tekrar altmış dokuz olduk. O beni ben onu yalamaya emmeye başladık. Parmağıyla götümü şöyle bir yokladığında, oo sen hazırsın canım benim, gel bakalım diyerek, beni sağ yanıma yatırıp, üstteki bacağımı yana aldı,dizlerinin üstünde, o koca şehzadeye yavaş yavaş yol vermeye başladı. Aman Allahım, gene başı girdiğinde bütün götüm bir anda spazmlarla açılıp kapanmaya, sanki yarak yarak diye bağırmaya başladığını hissettim.

Kanırta kanırta götüme her girişinde bir başka hazla titriyordum. Sanki götümün içinin her noktası yarağının her bir noktasına dokunmak öpüşmek istiyordu. Tamamını aldığımda, işeyeceğim dedim. işe benim güzelim işe dedi babam. Ama bu, işemekten çok işemek ihtiyacı ile birlikte artıp çoğalan bir götümden de orgazm olma belirtileri idi. Babam götümün içinde girip çıkmalarını başlatınca, bir dünyadan bir dünyaya, sanki uzay boşluğunda yıldızlar arası seyahatteymişim gibi içim geçip geçip geliyordu. Doldur babam, bastır babam, yırt parçala, sik beni babam babam diye diye ilk defa müthiş bir götten orgazmımı yaşadım.Babam hala banamısın demiyor, yarağı içimde demir kazık gibi, küçük küçük gelip gitmeler, girip çıkmalarla benim titreşimlerimin bitmesini bekliyordu. babam dedim, sen de neymişsin böyle. Halâ gelmedin getirmedin belini. Yoksa, gelininin, kızının amını götünü beğenmedin, sevmedin mi dedim. Canım benim dedi, sen bu güne kadar yattğım ,sikiştiğim kadınların en şahanesi, en güzeli, en seks dolu dişisisin. Çok güzelsin, artık bundan böyle benim de karımsın.Oğlan geldiğinde de ben seni bırakmam, bırakamam. Zaten büyük olasılıkla oğlan benim seninle, senin de benimle yatacağını biliyor. Şimdi adı aklıma gelmedi, bir Hint Felsefesinin kuralları öğretileri sonucu orgazmını istediği kadar geciktirebiliyormuş. Senin için yavrum dedi, bir sakıncası yoksa, sabaha kadar seninle sevişmek, sikişmek, oynaşmak isterim, dayanabilecek misin bakalım bu moruk babana diye sorunca, babam dedim, hangimiz daha sapık veya daha sex manyağı bilmiyorum ama ben de seni bütün mal varlığımla, amım,götüm, bedenim, ruhumla istiyor, arzuluyorum.

Kocamla her gün sevişirdik, aybaşı hallerim dahil, sen de,kanlı kanlı kızının ırzına geçmek, onu amından götünden her gün sikmek ister misin babacığım dedim. Allahım seni bana büyük ikramiye olarak gönderdi. Sikmek ne demek, o kanlı sularının bir zerresini ziyan etmem, emer,yutar, içer, seni hem gündüz hem gece ,istediğin sürece sikerim benim güzel gelinim,kızım,karım ve de orospum dedi. Hele o orospu demesi yok mu, ruhum daha bir coştu kabardı, halâ götümün içinde olan yarağına tekrar götümden bedenimden sinyaller gelip gitmeye başladı. Babam beni iyice yüz üstü yatağa serdi, o koca demir kazığı götümde, o nasıl bir göt sikişi öyle, koca kollarıyla bütün bedenimi sarmış, memelerim avuçlarının içinde, nefesi kulaklarımda,dili dudağı ensemde.., ben hazdan hazza geçerken üstümdeki o ağırlıkla nasıl o koca yarağa doğru kalkıp kalkıp iniyordum hep şaşırırım.

İşte böyle, dünyanın en şanslı kadınlarından biri de benim. Kocamdan yana bir sıkıntım endişem yok. Geldiğinde her bir şeyi, babamla ona da anlatacağız. Büyük olasılıkla üçümüz birlikte yaşayacağız. Şimdiden tost olmamın hayaliyle kocamın dönüşünü beklerken, her saatimizi kayınbabamla harika bir şekilde değerlendiriyoruz.

Ben Buse telefonda seni boşaltmamı istermisin?
Telefon Numaram: 00322 588 96 86

Bir Cevap Yazın

Tüm alanları doldurunuz.Mailiniz gizli kalacaktır. *